AB Elektrik Çeliğinde Korunma Önlemini 25 Eylül'de Başlatıyor: Türkiye'ye 14 Bin Tonluk Kota
Avrupa Komisyonu, yönlendirilmiş tanecikli elektrik çeliği (GOES) ve bu çelikten işlenen transformatör laminasyonları ile çekirdeklerine geçici korunma önlemi uygulama kararı aldı. Karar 18 Eylül 2026'da duyuruldu, 25 Eylül 2026'da yürürlüğe giriyor ve 155 takvim günü boyunca, yani 26 Şubat 2027'ye kadar geçerli olacak.
Önlem Türkiye açısından iki nedenle dikkat çekici: birincisi, Türkiye laminasyon ve çekirdek grubunda en büyük kotayı alan ülke konumunda; ikincisi, AB'nin çelik korunma refleksi ilk kez bu kadar net biçimde ham çeliğin ötesine, montaja hazır bileşenlere ve hatta transformatörün içine monte edilmiş parçalara kadar uzanıyor.
Giriş
Yönlendirilmiş tanecikli elektrik çeliği, transformatör ve endüktör çekirdeklerinde kullanılan, manyetik kayıpları düşük özel bir yassı çelik türü. Tonaj olarak küresel çelik üretiminin çok küçük bir dilimini oluşturuyor; buna karşılık elektrik şebekelerinin yenilenmesi, veri merkezi yatırımları ve yenilenebilir enerji bağlantıları nedeniyle talebi son yıllarda hızla arttı. Avrupa Komisyonu da kararını tam olarak bu stratejik konuma dayandırıyor ve ürünü AB enerji altyapısının güvenliği açısından kritik olarak tanımlıyor.
Komisyonun gerekçesinde iki unsur öne çıkıyor: küresel üretim fazlası kaynaklı yoğun ithalat baskısı ve geleneksel ihracat pazarlarının kapanması sonucu ticaret akışlarının Avrupa'ya yönelmesi. Bu ikinci başlık, son iki yıldır ABD ve diğer pazarların art arda devreye aldığı vergi ve kota düzenlemelerinin Avrupa'da yarattığı birikim etkisine işaret ediyor.
Gelişme
Önlem klasik bir gümrük vergisi değil; tarife kotası ile fiyat eşiğini birleştiren melez bir yapı kuruyor. İşleyiş şöyle: her ülkeye bir kota tahsis ediliyor, kota içinde ve kota dışında ayrı fiyat eşikleri tanımlanıyor. İthalat fiyatı ilgili eşiğin üzerindeyse ek yük doğmuyor; eşiğin altında kalırsa aradaki fark kadar korunma vergisi tahsil ediliyor. Yani önlem miktarı değil, esas olarak fiyatı disipline etmeyi hedefliyor.
Türkiye'ye ayrılan kota ve eşikler
Laminasyon ve çekirdek (SLC) grubunda ülke tahsisleri şöyle belirlendi:
- Türkiye: 14.161,55 ton
- Çin: 4.241,07 ton
- Birleşik Arap Emirlikleri: 2.704,99 ton
- Diğer ülkeler: 2.694,36 ton
Fiyat eşikleri ürün grubuna göre ayrışıyor. Transformatör laminasyonlarında eşik kota içinde ton başına 4.000 euro, kota tükendikten sonra 4.550 euro. Çelik çekirdeklerde ise sırasıyla 5.000 euro ve 5.600 euro uygulanacak. Transformatöre hâlihazırda monte edilmiş çekirdekler kota sisteminin tamamen dışında tutuldu; bu ürünlere ton başına 1.140 euro sabit korunma vergisi geliyor.
Kota dağıtımı "ilk gelen alır" esasına göre yapılacak. Bu ayrıntı pratikte fiyat eşiği kadar belirleyici: kota 155 günlük dönem için tek blok halinde açıldığından, sevkiyat takvimini öne çeken ihracatçı kota içinde kalma avantajını kullanacak, geç kalan ise daha yüksek eşikle karşılaşacak.
Elektrik çeliğinin kendisinde durum
Ham GOES tarafında toplam kota yaklaşık 58.588 ton olarak belirlendi. Bu hacmin büyük bölümü Çin (yaklaşık 30.694 ton) ve Japonya (yaklaşık 23.104 ton) arasında paylaşılıyor; Güney Kore'ye yaklaşık 4.790 ton ayrıldı. GOES'te kota içi fiyat eşiği kaliteye göre ton başına 2.800–3.400 euro aralığında değişirken, kota dışı eşik 3.500 euro olarak uygulanacak.
İthalatın seyri ve pazar payları
Komisyonun soruşturma verilerine göre inceleme kapsamındaki ürünlerin AB ithalatı 2021'de yaklaşık 135 bin ton seviyesindeyken 2025'te 297 bin tonu aştı. Bu, dört yılda yüzde 120'ye yakın bir artış anlamına geliyor. Aynı dönemde Türkiye'nin kapsam içindeki AB ithalatındaki payı yüzde 16'dan yüzde 13'e geriledi; Türkiye buna rağmen Çin (yaklaşık yüzde 53) ve Japonya'nın (yaklaşık yüzde 20) ardından üçüncü büyük tedarikçi konumunu korudu.
Türkiye'nin laminasyon ve çekirdek grubunda en yüksek kotayı almasının arkasında tonaj büyüklüğünden fazlası var: sektör kaynaklarına göre AB'li üreticilerin bir bölümü bu üretimi yıllar içinde blok dışına, özellikle Türkiye ve BAE'ye taşıdı. Yani kota, Avrupa'nın kendi tedarik zincirinde yarattığı yer değiştirmenin bir sonucunu da ölçmüş oluyor.
Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri
Bu düzenlemenin önemi işlem gördüğü tonajla ölçülemez. 14 bin tonluk bir kota, Türkiye'nin yıllık milyonlarca tonluk çelik ihracatı içinde istatistiksel olarak küçük kalır. Ancak buradaki ürün, tonu 4.000–5.600 euro bandında fiyatlanan, inşaat demirinin yaklaşık on katı birim değere sahip bir kalem. Dolayısıyla asıl mesele hacim değil, Türkiye'nin çelikte katma değer merdiveninde çıkmaya çalıştığı basamağın tam olarak burada sınırlanıyor olması.
İkinci ve daha kalıcı nokta, önlemin mimarisinde. AB, korunma aracını miktar kısıtından fiyat eşiğine kaydırıyor. Bu, Türk ihracatçısı için alışılmış "kotayı doldur, gerisine vergi öde" mantığından farklı bir oyun kuruyor: kota içinde kalsanız bile eşiğin altında fiyat veremiyorsunuz. Yani ucuzluk üzerinden rekabet etme kanalı doğrudan kapatılıyor, fiyat tabanı dışarıdan dayatılıyor. Maliyet avantajını fiyata yansıtma esnekliği ortadan kalktığında geriye tek rekabet alanı kalıyor: teslim süresi, kalite sertifikasyonu ve müşteri ilişkisi.
Üçüncüsü, kapsamın aşağı akıma uzanması. Transformatöre monte edilmiş çekirdeklerin bile ton başına 1.140 euro sabit vergiye tabi tutulması, ürünü bir adım daha işleyerek önlemden kaçma stratejisini baştan etkisiz kılıyor. Bu yaklaşım, Avrupa Parlamentosu'nun Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nı 450'den fazla türev ürüne genişletme kararıyla aynı mantığı paylaşıyor: Avrupa artık ham çeliği değil, çeliğin içinde geldiği ürünü de sınırda ölçüyor. İki düzenleme birbirinden bağımsız çıkmış olsa da yöndeki tutarlılık, orta vadede Türk ihracatçısının AB'ye sattığı her işlenmiş çelik kaleminde benzer bir çerçeveyle karşılaşabileceğine işaret ediyor.
Dördüncü olarak, önlemin "geçici" niteliği fazla rahatlatıcı okunmamalı. 155 günlük süre, soruşturma tamamlanana kadarki köprüyü kuruyor. Kalıcı önleme dönüşüp dönüşmeyeceği soruşturmanın sonucuna bağlı; ancak benzer dosyalarda geçici önlemlerin kalıcı hale gelme eğilimi gözlemlenen bir durum. İhracatçı tarafında sağlıklı varsayım, 2027 sonrası için de bir tür fiyat tabanının masada kalacağı yönünde planlama yapmak olur.
Sektörel Etkiler
Katma değerli yassı ürün ve elektrik çeliği: En doğrudan etki burada. Fiyat eşiği, Türkiye'den AB'ye laminasyon ve çekirdek satan üreticilerin fiyatlama serbestisini fiilen ortadan kaldırıyor. Kotanın "ilk gelen alır" mantığıyla dağıtılması, dönemin ilk haftalarında bir sevkiyat yoğunlaşması yaratabilir.
Transformatör ve enerji ekipmanı üreticileri: Türkiye'nin transformatör ihracatı, şebeke yatırımlarının hızlandığı bir dönemde büyüme eğiliminde ve sektörde yeni kapasite yatırımlarıyla ihracatın 3 milyar doların üzerine çıkabileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Bileşen ihracatının sınırlanması, bu büyümenin bir kısmını bileşenden nihai ürüne kaydırabilir. Ancak monte çekirdeklere getirilen sabit vergi bu kanalı da tamamen açık bırakmıyor.
İç piyasa ve uzun ürün: Önlemin uzun ürün, inşaat demiri veya kütük fiyatlaması üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmuyor. Bu ürünler kapsam dışında. Yurt içinde inşaat demiri ve hurda tarafındaki hareket, önlemden bağımsız olarak kendi arz-talep dinamiğini izlemeyi sürdürüyor.
İhracat rotaları: AB'de eşik altında satış yapamayan tedarikçilerin bir bölümü, hacmi Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya pazarlarına yönlendirmeyi deneyebilir. Bu, söz konusu bölgelerde elektrik çeliği ve bileşen fiyatlarında aşağı yönlü bir baskı anlamına gelebilir; ancak ürünün niş yapısı nedeniyle etkinin geniş çelik piyasasına yayılması beklenmez.
Avrupa üreticisi tarafı: AB'li transformatör üreticileri, şebeke genişlemesinin talebi güçlü tuttuğu bir dönemde girdi maliyetinin artmasından rahatsız. Komisyon ise GOES'in bir transformatörün maliyetinde tipik olarak yüzde 10–30 bandında paya sahip olduğunu, dolayısıyla nihai maliyet artışının sınırlı kalacağını savunuyor. Bu tartışmanın kalıcı önlem aşamasında daha görünür hale gelmesi olası.
Sonuç
AB'nin elektrik çeliği korunma önlemi, tonaj olarak küçük ama yön olarak büyük bir karar. Türkiye'ye ayrılan 14.161,55 tonluk kota, ülkenin bu segmentteki ağırlığının kabulü olduğu kadar, o ağırlığın nereye kadar büyüyebileceğinin de sınırını çiziyor. Fiyat eşiği mekanizması, maliyet rekabetini devre dışı bırakarak oyunu kalite, teslim güvenilirliği ve sertifikasyon zeminine taşıyor.
İhracatçı için önümüzdeki dönemin pratik gündem maddeleri net: kotanın ne kadar hızlı tükendiğini takip etmek, sevkiyat takvimini kota penceresine göre planlamak, sözleşme fiyatlarını eşiklerin üzerinde kurgulamak ve gümrük sınıflandırmasının doğruluğundan emin olmak. Yanlış tarife pozisyonu, bu fiyat seviyelerinde ton başına dört haneli euro tutarında sürprizlere kapı aralayabilir. 25 Eylül, bu nedenle takvime işaretlenmesi gereken bir tarih.
Kaynaklar
- Avrupa Komisyonu — Ticaret ve Ekonomik Güvenlik: Yönlendirilmiş tanecikli elektrik çeliği ithalatında geçici korunma önlemleri (18 Eylül 2026)
- Dünya Gazetesi — AB'den Türk çeliğine yeni kota: 25 Eylül'de başlıyor
- Forbes Türkiye — AB'den Türkiye'den elektrik çeliği ithalatına kota ve fiyat eşiği
- SteelOrbis — EU imposes provisional safeguard measures on GOES imports
- Mesteel / Kallanish — EU sets safeguard quotas for Turkish, UAE steel laminations and cores
- Transformer Magazine — EU introduces provisional GOES safeguard extending into transformer value chain
Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
İlgili Yazılar
